Almanya'da Yabancı Türkiye'de Almancı Irkçılık, Geri Dönüş ve Türk-Alman Tarihi
Kendilerini misafir işçi olarak davet eden toplum tarafından ötekileştirilen göçmenler için sığınak olarak gördükleri anavatanlarına dönmek bazen iyi bir seçenek olarak görünür. Fakat orada da artık birer “yabancı” olduklarını fark ettiklerinde nasıl hissedecekleri sorusu önem kazanmaktadır.
Elinizdeki bu eser, 1961-1973 yılları arasında “misafir işçiler” olarak Almanya'ya giden ve bugün ülkenin en büyük etnik azınlık grubunu oluşturan Türk göçmenlerin ulus-ötesi tarihini inceliyor.
Yükselen ırkçılığın damgasını vurduğu 1980'lere gelindiğinde Neo-Naziler ve sıradan Almanlar, işsizliğin sorumlusu olarak Türkleri görüyordu. Onların Müslüman kimliklerini eleştiriyor ve topluma asla uyum sağlayamayacaklarını savunuyordu. 1983'te siyasetçiler, Türklere ülkeyi terk etmeleri için para ödenmesini öngören tartışmalı bir geri dönüş teşvik yasasını yürürlüğe koydu. Böylece modern Avrupa'nın en büyük ve en hızlı geri göç dalgalarından biri başlamış oldu. Bir yıl içinde, göçmenlerin %15'ini oluşturan 250.000 erkek, kadın ve çocuk Türkiye'ye döndü. Ancak anavatanları da onları kültürel olarak yabancılaşmış “Almancılar” diyerek dışladı.
Michelle Lynn Kahn, Türkiye-Almanya göç tarihini literatürde genellikle ihmal edilen “geri dönüş” olgusu üzerinden yeniden kurguluyor. Kitap, göç sürecini Almanya ve Türkiye'yi sosyal, siyasi ve ekonomik düzlemde dönüştüren karşılıklı ve döngüsel bir süreç olarak analiz ediyor. Kahn, her iki ülkede ve dilde yürüttüğü arşiv araştırmaları ve sözlü tarih görüşmeleriyle göçmenlerin kişisel hikâyelerine ışık tutuyor ve pek çoğunun iki vatanda da kendini nasıl yabancı hissettiğini gözler önüne seriyor
Kendilerini misafir işçi olarak davet eden toplum tarafından ötekileştirilen göçmenler için sığınak olarak gördükleri anavatanlarına dönmek bazen iyi bir seçenek olarak görünür. Fakat orada da artık birer “yabancı” olduklarını fark ettiklerinde nasıl hissedecekleri sorusu önem kazanmaktadır.
Elinizdeki bu eser, 1961-1973 yılları arasında “misafir işçiler” olarak Almanya'ya giden ve bugün ülkenin en büyük etnik azınlık grubunu oluşturan Türk göçmenlerin ulus-ötesi tarihini inceliyor.
Yükselen ırkçılığın damgasını vurduğu 1980'lere gelindiğinde Neo-Naziler ve sıradan Almanlar, işsizliğin sorumlusu olarak Türkleri görüyordu. Onların Müslüman kimliklerini eleştiriyor ve topluma asla uyum sağlayamayacaklarını savunuyordu. 1983'te siyasetçiler, Türklere ülkeyi terk etmeleri için para ödenmesini öngören tartışmalı bir geri dönüş teşvik yasasını yürürlüğe koydu. Böylece modern Avrupa'nın en büyük ve en hızlı geri göç dalgalarından biri başlamış oldu. Bir yıl içinde, göçmenlerin %15'ini oluşturan 250.000 erkek, kadın ve çocuk Türkiye'ye döndü. Ancak anavatanları da onları kültürel olarak yabancılaşmış “Almancılar” diyerek dışladı.
Michelle Lynn Kahn, Türkiye-Almanya göç tarihini literatürde genellikle ihmal edilen “geri dönüş” olgusu üzerinden yeniden kurguluyor. Kitap, göç sürecini Almanya ve Türkiye'yi sosyal, siyasi ve ekonomik düzlemde dönüştüren karşılıklı ve döngüsel bir süreç olarak analiz ediyor. Kahn, her iki ülkede ve dilde yürüttüğü arşiv araştırmaları ve sözlü tarih görüşmeleriyle göçmenlerin kişisel hikâyelerine ışık tutuyor ve pek çoğunun iki vatanda da kendini nasıl yabancı hissettiğini gözler önüne seriyor